Başlık Yok!
Bugün 31 Ekim 08 Cuma. Şuan saati tam bilmiyorum. Ders Türkçe ve sen geldin aklıma. Aslında hiç çıkmıyorsun desem yalan olmaz. 10 kasım’da doğum günün. Doğrusunu söylemek gerekirse kendi doğum günümü unutuyorum ama seninki hala aklımda. Aslında her akşam yatağıma girdiğimde sende aklıma giriyorsun, unutmak nasıl mümkün olabilir ki? Ama sırf aklıma gelme diye yatağa ya geç giriyorum yada hiç yatmıyorum. Verdim kendimi tamamı ile maneviyata ve bilgisayara. Ama gene olmuyor çıkmıyorsun aklımdan. Düşünüyorum bu sene senin doğum gününü kutlayabilir miydim diye ama sen geçen sene benim varlığımı istemediğini açıkça belirttin ve seni sanki ölmüş gibi saymamı söylediğinden ulaşamıyorum. Maillerini değiştirmişsin, telefonlarını da. Ailenin telefonlarını biliyorum ama aramak istemiyorum. Çünkü ben hala senin zarar görmeni istemiyorum.
Unutmaya çalıştım, çalıştım. Yapamadım. Sonunda Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kadar gittim. 18 ay tedavi gördüm haplar kullandım ama yine unutamadım. Sordum kendime defalarca “nerde hata yaptım” diye gene bulamadım. Bilmiyorum. Hep bana “seni seviyorum” “sana aşığım” cümlelerini kuruyordun. Düşünüyorum da seninkisi aşksa benimkisi ne oluyor, benimkisi aşksa seninkisi ne oluyor diye. Buna da bir cevap bulamıyorum aslında.
Bilmiyorum. Seni intiharından sonra hayata bağlamak için yapabildiğimden fazla şey yapmadım mı? Sen sana olan duygularımı sanal zannettin ben kalktım ta Malatya’ya kadar geldim. Sen bizim tipimizi beğenmedin olmaz dedin sonra tekrar konuşmaya başladık. Bilmiyorum ben sevdiğim için bir hafta otelde kaldım sevdiğim neler yaptı. Bilmiyorum. İnan bilmiyorum. Beraber okuyalım dedim gel buraya dedim olmaz dedin ben gelirim ozaman dedim. 2 yıllık bilgisayar yerine senin yanına seracılık ve süs bitki yetiştiriciliğine yazıldım.
Bu yaşadıklarıma, yaptıklarıma inan hiçbir anlam veremiyorum. Şu an yaşamama bile anlam veremiyorum aslında. Seninle yaşadığım günler ruhumda derin izlere sebebiyet oldu aslında. Bu izlerin bazıları okadar derin ki hayatımda başka bir kızdan hoşlansam bile cesaret edip söyleyemiyorum. Gene aynı olayları yaşarmıyım diye. Düşünce yapım bile değişti. Bunların bazıları olumlu yönde oldu bunlar için sana minnettarım lakin çoğu kötü. Bunu yazma sebebim sadece duygularımı dökebilmek aslında. Dertleşecek insan olmayınca adam kafayı yiyecek gibi oluyor. Ama bugünlerde karar verdim. Özlem Tekin’in dediği gibi yaşamaya başlayacağım. Ne kadar yapabilirim bilmiyorum ama “Bundan böyle aşkım mevlamdır, kanmam yalana!(Özlem Tekin-Hep Yek)”.

Serdar Turgut